AŞIKIN NEFESİ, AŞKIN SESİ: NEY
19/02/2009
Aşığın gönlünden sızan, nefesine akseden ve ney’de hayat bulan ses Aşk’tan başka bir şey değildir. Bu hâl her sazda farklı bir hava bulurken ney’de ilâhi bir nefha, kutlu bir sadâ olur. Ney, Mevlevilikle, Mevlana ile bu topraklara ses verdiğinden beri, yankısı, aksi sedası hiç kesilmemiştir. Ney’e olan muhabbet aynı zamanda Mevlana’ya olan sevgidir, aşktır, muhabbettir. İzmir Ödemiş’te kırk yıl boyunca ney’i aşk ile üflemiş, talebe yetiştirmiş bir Mevlana Muhibbi olan Neyzen Sencer Derya Bey’in “Aşkın Sesi: Ney” Öğretim Kitabı, Pan yayınlarından çıktı. Rahmetli Mürşid-i Kâmil Lütfi Filiz’in evladı olan Neyzen Aziz Şenol Filiz hocasına olan vefa borcunu yerine getirmiş, eserin hazırlanmasının ötesinde esere ek olarak verilen öğrenim cd’sine de ney’i / nefesiyle katkıda bulunmuştur.
Ney’e nefes veren aşk
Eser, A. Şenol Filiz’in ifadesiyle “ney üflemeyi” bir teknik mesele olmaktan çıkaran, derin bir felsefeyi ikmâl düzeyine yükselten bir ruhla hazırlanmış. Bunu eserin yazarı Sencer Derya şu şekilde ifade ediyor: “Bir deliğinden birçok çeşit avaze, nağme ve ses çıkan bu kamış parçası esasında basit kurallarla, nota işaretleri ve kaideleriyle de hiçbir zaman öğrenilmez. Sen notayı çok iyi bilsen de, yine bir bilene neyi üflemeden danış. Aşkı, şevki, zevki, feyzi, ehlinden, erbabından öğren.” 1937’de Ödemiş’te dünyaya gelen Sencer Derya’nın da Ney’le olan mesaisi, muhabbeti Mevlevi Şükrü Dede (Ulugüvenç) ile başlamıştır. Ama eserden anladığımız kadarıyla üzerinde en fazla emeği olan isim Ankara Radyosu Neyzenlerinden Şevki Sevgin (1893-1969)’dir. Öyle ki eserin girişinde bir kadirşinaslık örneği göstererek ustası Şevki Sevgin için bir yazı kaleme almıştır, Sencer Derya Bey. Kendisinin tasavvufi bilgi ve birikiminden de feyiz alan yazar, ustasının Ney ile ilgili sarfettiği şu sözlerini nakleder: “Ney gibi uhrevi bir sazın, maneviyatla hiç alakası olmadan icrasının çok basit olduğunu söyler; neyzenlerin, gönül âlemlerine marifetullah denilen ilâhi bilgi ile doldurmalarını önemle tavsiye ederdi. Cenab-ı Allah’ı içten seven, O’na aşk derecesiyle bağlı olan neyzen de, ilâhi ses ve nağmelerin o zaman tesirli çıkarak hem kendilerine hem de dinleyenlere tesir edeceğini söylerdi. Eserin çizimlerinde de Şevki Sevgin ismini görüyoruz. Eser sadece ney metodu olmaktan öte Ney ve Neyzen’ler için kaynak bir eser durumundadır. Eserin sonuna konulmuş olan gelmiş geçmiş pek çok önemli neyzenin fotoğrafı, ilk defa belki de bu kitap vesilesi ile bir arada bu kadar geniş bir şekilde yer almıştır. Ney’in tarihçesi de bize pek çok yanlışlığı da telafi etme fırsatı veriyor. Belki çoğumuzun Mevlevi sazı diye bildiğimiz Ney’in tarihi, aslında Sümerlere kadar uzanmıştır. Bugüne kadar tesbit edilen en eski ney’in M.Ö. 2800-3000 yıllarına ait Amerika’da Phidelphia Üniversitesi Müzesinde sergilenen Ney olduğunu da kitaptan öğreniyoruz.

Arif-i billâh Lütfi Filiz (1911-2007)
Ney kamışının sırru’l esrârı
Ney’in her bir özelliğine ayrı bir mana yükleyen tasavvuf erbabı; “ney, dokuz boğumdan meydana gelmiştir. İnsan da dokuz ayda meydana gelmiştir ve gırtlağında dokuz boğum vardır. Neyin yedi deliği gibi insanın da yedi manevi deliği vardır. Bu yedi delik kapandığı vakit, zaman durmuş olur. Ney, kamışlıktan koparıldığı günlere ve insandan da önceye karşıtlarının olmadığı bir dünyaya, iyi ve kötünün ötesine dönmüştür…” şeklinde yorum getirmişlerdir. Neyin tarihçesi bölümünde de “geçmişten günümüze neyzenler” anlatılırken, bu geleneğin ne kadar köklü olduğunu ve devamlılık arz ettiğini de görüyoruz. Eser beş bölüme ayrılmış. İlk bölümde genel müzik bilgilerine yer verilmekte. İkinci bölümde neyin bölümleri, üçüncü bölümde metoda giriş, dördüncü bölümde Türk musikisinde makam, beşinci bölümde ise Türk musikisinde usuller yer almaktadır. Eser bir anlamda musiki nazariyatına giriş kitabı olarak da telakki edilebilir. Çünkü esere girişte, temel müzik bilgileri, ses özellikleri, makam bilgisi, usul bilgisi ile eserin farklılığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca ek olarak verilen CD ise eseri tamamlayıcı mahiyette olup, otuz bir eser Aziz Şenol Filiz tarafından seslendirilmiştir.
Eserin sonuna ilave edilen Ney şiirleri de bir başka güzelliği yansıtıyor. Aziz Kenzi Şenol Dede, Neyzen Tevfik, Derviş Ahmet Yardım, Sait Hemden Çelebi, Fuzuli gibi şair ve dervişlerin dile getirdiği şiirler de ney sazının davet ettiği, ötelere çağıran bir kutlu sedâ olma vasfını teyid ediyor. Öyleyse buyurun aşk meclisine, ney sesine…
“Ne telim var, ne mızrabım, ne yayım
Benzi soluk, bağrı delik bir nayım
Kimse bilmez bendeki esrâr nedir
Ben ezelden âşık-ı Mevlana’yım “
Derviş Ahmet Yardım
Aşkın Sesi Ney –Öğretim Kitabı + CD- Sencer Derya, 211 s., Pan yay. Eylül 2008
Entry Filed under: YAZILARIM. .
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed