HZ. ALİ’DEN ÇAĞLAR ÖTESİ MESAJLAR

12/11/2008

   aliak3

 

 

“gözleri görene şafak atmış, sabah ışımıştır.”

“İlim şehrinin kapısı” Hz. Ali (r.a.) İslâm tarihi boyunca en fazla konuşulan ve ifrad ve tefridde en fazla aşırıya kaçılan insan olmuştur. O’nu sevdiğini söyleyenler, sevgilerinde kutsamaya ve ululaştırmaya kadar çıkmışlar, yerenler ve eleştirenler ise bunda o derece haddi aşmışlar ki –hariciler gibi- O’nu imandan çıkmakla suçlamışlardır. Hz. Ali Efendimiz, bütün bunların ötesinde Efendimiz’e yoldaş olmuş, damat olmuş, kılıç olmuş ve kalkan olmuş bir şahsiyettir. Elbetteki sıradan bir kişi değildir. “Yıldızlardan bir yıldız” öyle ki ışığı çağları aşacak bir etkiye sahip… Hz. Ali (r.a.) hakkında bugüne dek pek çok eser yazıldı. Ama bizce esas olan O’nun ağzından dökülen sözlerdir. Hutbeleri, konuşmaları, nasihatleri Hz. Ali (r.a.) en güzel şekilde anlatır. İsmi erbabınca bilinen “Nehcü’l Belağa” isimli eser de işte bu gaye ile Şerif Radıy Muhammed bin Hüseyn tarafından derlenmiş Hz. Ali (r.a.) hutbe, vasiyet, emir ve vecizelerinden oluşmaktadır. Eserin daha önceki yıllarda yayınlanan Abdülbaki Gölpınarlı çevirilerini görmek mümkün.

Hz. Ali Efendimizle ilgili “Hz. Ali’nin Hayret Ettikleri”, Muallim Naci’nin “Emsal-i Bina” isimli eserinden tercüme ve şerh olarak hazırlanan “Hz. Ali’den Hikmet Parıltıları” isimli çalışmalar yayınlamış olan Doç. Dr. Abdülaziz Hatip bu kez de bizlere Nehcü’l Belağa’dan damıtılmış sözler sunuyor. Gerçek Alevi kültürünü ve Hz. Ali’yi tanıma ve tanıtma yolunda önemli yayınlar yapan Horasan yayınları arasından çıkan eser “Nehcü’l Belağa’dan Hikmetler-Hz. Ali’den Çağlara Mesaj” ismini taşıyor. Eserin son bölümünden alınan 484 adet vecizenin 364 kadarı yazar tarafından seçilmiş, tercüme ve şerhi yapılmış. Nehcü’l Belağa’nın mimarı soyu Hz. Fatıma Validemize dayanan Şerif Radıy, eserin oluşumuyla ilgili süreci önemli şeyler ifade ederken, bir taraftan da Hz. Ali (r.a.) farkını ve özelliklerini şöyle sıralıyor:

“(….) Çünkü Emir’ül-mü’minin (Hz. Ali) gerçekten de fesahat ve belağatın menşeidir; belağat ondan zuhur etmiştir; fesahat kaideleri, onun sözleriyle yayılmıştır. Hiçbir hatip yoktur ki O’nun sözlerine benzer söz söyleyebilsin; hiçbir vaiz yoktur ki O’nun sözlerinden yardım dilemesin. Bütün bunlarla beraber yine de O, hepsinden de ileridedir. Çünkü O’nun sözleri, Allah bilgisiyle ışıklanmıştır, parıldamaktadır; o sözlerde Peygamber (s.a.v.)’in kokusu vardır; etrafa yayılmaktadır.” Beşerin en güzeline yâr, yaren ve yoldaş olmuş Hz. Ali’de de herhalde bütün hücrelerince, zerrelerince tek bir şeyin kokusu ve tadı alınacaktır: Allah ve Rasülü…

Herkes O’nu yiğitliği ile, Allah’ın kılıcı, Allah’ın arslanı olması ile tanıdı. Ama yine yazarın da ifadesi ile “Hz. Ali, belki de Hz. Peygamber’den sonra bu ümmetin en fasihi, en beliği ve hakimi” idi. Eser okundukça görülecektir ki her bir kelime de Hz. Peygamberin yanında yaşanmışlığın izleri ve kokusu vardır.  Bu sözler ve menbaı olan kitap “okuyanlara, dinleyenlere belağat kapılarını açan, fesahat kaidelerini onlara ulaştıran bir kitaptır; bilgin kişinin de ihtiyacı vardır buna, bilgi öğrenmek isteyenin de; belağat ve hitabet erbabı da ister bu kitabı, züht ve takva ashabı da.” Sözler öylesine bir derya denizdir ki suyunun çoğalması ile taşmaz, başkalarının sözleriyle de bulanmaz. Yazarın hikmet ışığı olan bu vecizeleri derlemesi, tekrar tercüme ve şerhle okura kazandırması, Hz. Ali (r.a.) anlama yolunda okura büyük katkı sağlayacaktır. Hz. Ali meclisinden ilham almak ve nasiplenmek isteyenler buyursunlar sofraya…

Hz. Ali (r.a.) den Hikmet Salkımı sözlerden bazıları:

 

Sırrını gizli tutan inisiyatifi elinde bulundurur.

Kendi görüşünü dayatan kişi helak olur gider, insanlara danışan ise onların akıllarına ortak olur.

Tamah ebedi köleliktir. Tamahkâr zillete tutsaktır.

En erdemli iş, nefisini zorlayarak gerçekleştirdiğindir.

Amelsiz dua eden, kirişsiz yayla ok atana benzer.

Ey insanlar! Allah, bir acıdan dolayı korktuğunuz gibi, bir nimetten dolayı da endişe ettiğinizi görsün. Kiminin imkanları artar da, bunun, azaba da neden olabilecek bir sınav olduğunu düşünmezse, o korkulması gereken bir şeyden emin davranmıştır. Kim de nimetleri daralıp da bunu bir sınama olarak görmezse, o da ümit beslenecek bir kaynağı kaçırmıştır.

Kadındaki bazı güzel nitelikler, erkekte kötü sayılır: Kibir, cimrilik ve korkaklık. Kadın kibirli olursa, iffetine dokunulmasına imkan vermez. Cimri olursa hem kendi hem de kocasının malını korur. Korkak olursa, tehlikelere karşı çekinir.

“Akıllı kimdir? anlat” denince buyurdu ki: “Her şeyi layık olduğu yere koyandır.” “Cahili anlat?” dediler; buyurdu ki: “Anlattım ya.”

Dil, yırtıcı hayvan gibidir; ipi bırakıldı mı parçalar.

Seni uyarıp sakındıran kişi, sana müjde veren gibidir.

Ahmakla dostluk etme. Çünkü yaptığını sana güzel gösterir ve senin de kendisi gibi olmanı ister.

Bilgelerin sözleri doğru olduğunda ilaç; yanlış olduğunda ise, derttir.

 

Nehcü’l Belağa’dan Hikmetler, HZ. ALİ’DEN ÇAĞLARA MESAJ, Haz. Doç Dr. Abdülaziz Hatip, 288 sayfa, Horasan yay. İst. 2006

Entry Filed under: YAZILARIM. .

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


 

Kasım 2008
M T W T F S S
« Oct   Dec »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Arşiv

Kategoriler

linkler

Sayfalar

Popüler Yazılar

Son Yorumlar

salih on PINAR DERGİSİ: Kültür ve Sanat…
Hayrettin on PINAR DERGİSİ: Kültür ve Sanat…
Neden ki? on PINAR DERGİSİ: Kültür ve Sanat…
Fatih Gündoğan on canımız, bebeğimiz elif ranamı…
Salih on PINAR DERGİSİ: Kültür ve Sanat…

Top Clicks

Blog Stats

Meta